![]()
![]()
önümde deniz var arkamda kayalıklar
bir kulağımda martının, öbür kulağımda
dalganın sesi sanki beni çağırıyor
yaşamadığım, yaşayamadığım çocukluğuma
gitmek, gitmek istiyorum sırtıma çantamı atıp
herşeyden uzaklara
yaşamadığım, yaşayamadığım çocukluğuma
ayrılıkların dalga olup vurduğu kayalıklar
bir o kadar soğuk bir o kadar acımasız ki,
ne hüzünlerin şiirleri yaka bilir içimdeki külleri
kim tutabilir ki anıları mı bir de beni
o zaman sırtıma çantamı atıp uzaklara gitmeli
ne doğuya ne batıya sadece
yaşamadığım, yaşayamadığım çocukluğuma
ALINTI
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
GİDELİM BU ÜLKEDEN ANNE..!
Okuluma polisler karargâh kurmuş
Bugün de okuluma giremedim anne
Başörtüme göz dikmiş yabancı eller
Söyle bana, kim bunlar, kim bunlar anne?
Her sabah gözyaşı, hep aynı dram
Bu haksızlık ne zaman bitecek anne?
Biz kime ne yaptık, kime zararımız var?
Söyle bana, kim bunlar kim bunlar anne?
Devlet için tehditmiş başımdaki örtüm
Bu esnada kahroldum yıkıldım anne.
Bunlar nasıl; söyle, nasıl insan,
Söyle bana, kim bunlar, kim bunlar anne?
Hani güzel Türkiyem şehidler diyarıydı,
Hani sıksan toprağı şüheda fışkıracaktı,
Hani bizler, bu millet şehid torunlarıydı,
Söyle böyle mi olacaktık, böyle mi anne?
Hani bayrağımız rengini şühedadan almıştı,
Hani İstiklal Marşı'nı yazan bizim ruhumuzdu,
Hani askerlik bizim için Peygamber ocağıydı,
Bunlar bize yapılır mıydı, reva mıydı anne?
Hani Nene Hâtun'un ruhunda yetişecektim,
Örtümü açmayacaktım, açtırmayacaktım,
Bu yolda sahipsiz hiç kalmayacaktım,
Biz bu günleri de mi görecektik anne?
Hani biz bir bütündük, Müslümanlar kardeşti,
Hani birimizin derdi hepimizin derdiydi,
Hani % 99'u Müslümandı bu ülkenin,
Nerede bu insanlar, nerede anne?
Hani biz bu ülkede azınlık değildik,
Hani başı öne düşüp yürümeyecektik,
Hani itilip kakılıp horlanmayacaktık,
Biz bugünleri de mi görecektik anne?
Ben özgürlük nedir hiçbir zaman tanımadım,
Barışa, sevgiye hasretim, hiç yaşamadım,
Ruhum bir hücrede hiç bu kadar sıkılmadım,
Gidelim bu ülkeden, gidelim mi anne?
Gidelim anne... Gidelim anne.... Gidelim anne...
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Düşünmek güzel tıpkı sen gibi
Zaman yok gidiyorum
Belki istemeden
Belki zalimce
Ama yok tıpkı ben gibi
Hayat çok soğuk
Hain geceler üst üste
Düşmanım hemen arkamda
Kaçmam buradayım
Sevdiğim uzak
Acılarım fazla
Uyuyamam
Yakar beni geceler
Dertler beynimi, irademi yıkar
Ölüm hep yakın
Kaçmam çünkü buradayım
Sen olmadan gitmek
Sonu olamadan yürümek
Sensiz bi daha bi daha
Alışkanlık sanki
Haykırmam artık sesim çıkmaz
Başım döner her gece
Sızarım köşe başında
Bakarım etrafıma, bir kuru soğuk başlar
Dönemem geri , bırakamam seni
Yakalandım gözlerine
Ta içine bakarken
Bilmez hainler beni
Neler çektiğimi
Konuşma benle dön arkanı
Seni ruhsuz
Otur düşün geçenleri
Haklı sen misin yoksa ben mi
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Çok şey istemiyorum hayattan; biraz huzur ve biraz da sadakat…
Ama anladım ki bu bile haram bana. Ne huzurum var ne de aşığım
dediklerimin sadakati…
Rahat uykulara dalmayı, huzur içinde uyumayı öyle çok istiyorum ki.
Ama eksiliyorum artık, tükeniyorum yavaş yavaş… Beden aynı beden
belki ama ya o ruhum, Hele o dokunuşlar…
Dokunuşlar aynı değil ki, aynı hislerle dokunamıyorum… Kendi dünyamı
kendim bozuyor ve ardından yine kendi ellerimle kurmaya çalışıyorum.
Yıkıp kurmak... Elimden gelen sadece bu......
Kendi hayatımı yıkıp yıkıp kuruyorum. Canım çok yanıyor.. Canımın
acısını unutuyorum zamanla... Hayır, hayır, unuttuğumu sanıyorum...
Kendimi kandırırsam, çevresindekilerin de bu yalana ortak olacağını
düşünüyor, kendimce oynuyorum. Hem kendi, hem de başkalarının
yaşamlarıyla...
Yoruldum artık. Yıkılıp tekrar ayağa kalkmaktan yoruldum. Kendi
hayalimin sonunu bulamıyorum. Belki de bir sonu yok. Yaşamı boyunca
da o sonu sanırım yakalayamayacağım... İçimdeki çocuk her geçen gün
biraz daha ölüyor..
Omuzlarıma çökmüş bir ağırlık var. Hani tam kendinizi iyi
hissettiğiniz anda gelip çöreklenen, gitmeyen, bitmeyen ve yitmeyen...
“Ve hiç gitmeyen, bitmeyen, yitmeyen sadık dostum hüzün...”
Sevdiklerim tek tek gittiler... Bir ihanet, bir bir isyan, bir
umutsuzluk. Hepsinin bir sebebi vardı ayrılıklarımın. Sebebi de olsa
vedalar hep hüzünlü... Bu bir oyun belki de ve o tiyatro sahnesinin
senaristi yönetmeni hep başkaları.. Ben ise sadece bir oyuncu olarak
kalıyorum.. Hayatıma birileri giriyor senaryolarını veriyorlar elime
ve ben yalnızca oynuyorum... Engel olamıyorum bir çoğuna, gelip kendi
oyunlarını oynatılyorlar bana... Bazen bir şeyler öğrenirim desem de
hep bildik senaryolar, hep bildik adımlar...
Vazgeçiyorum… Sıkıldım ben artık bu oyunlardan, bu sevgi nedir bilmez
insanlaradan!!....
alıntıdır
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Ağlama bebek ağlama sende
Umut sende yarın sende
Yağmur gibi gözlerinden akan yaş niye
Bu suskunluk bu durgunluk, sıkıntın niye
Cok uzakta öyle bir yer var
O yerlerde mutluluk var
Bölüşülmeye hazır bir hayat var
Dalıp dalıp derinlere düşünmen niye
Bu küskünlük bu dargınlık, sıkıntın niye
Cok uzakta öyle bir yer var
O yerlerde mutluluk var
Paylaşılmaya hazır bir hayat var
Ahmet Kaya
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı