{ background: #9A08CA; }
BEYAZMOR

BEYAZMOR

Taşlaşmış İnsanların Taşlaşmış Şehrinde Kaldı Umutlarım... Taş yığınları arasında arıyorum gülün ve özgürlüğün adresini. Yüreğinde bulmalı özgürlüğü, mahrem olmalı... Yüreklerde bulunan özgürlük kurtarmalı bedenleri esaretten. İzinsiz, koşulsuz... Yaratanla bütünleşmeli ve diğer varlıkların esiri haline gelmemeli... Taşlaşmış şehirde bıraktığım umutlarımı, kaybolan yıllarımı, geleceğe adayarak yüreğimde özgürlüğe kavuşağım ümidini hala bırakmadım hiç bir yere. Sükûtu tercih etmiş olmak kimbilir belk

Sıkıldım ben artık bu oyunlardan, bu sevgi nedir bilmez insanlar

20/8/2007

Çok şey istemiyorum hayattan; biraz huzur ve biraz da sadakat…

Ama anladım ki bu bile haram bana. Ne huzurum var ne de aşığım
dediklerimin sadakati…

Rahat uykulara dalmayı, huzur içinde uyumayı öyle çok istiyorum ki.
Ama eksiliyorum artık, tükeniyorum yavaş yavaş… Beden aynı beden
belki ama ya o ruhum, Hele o dokunuşlar…
Dokunuşlar aynı değil ki, aynı hislerle dokunamıyorum… Kendi dünyamı
kendim bozuyor ve ardından yine kendi ellerimle kurmaya çalışıyorum.
Yıkıp kurmak... Elimden gelen sadece bu......

Kendi hayatımı yıkıp yıkıp kuruyorum. Canım çok yanıyor.. Canımın
acısını unutuyorum zamanla... Hayır, hayır, unuttuğumu sanıyorum...
Kendimi kandırırsam, çevresindekilerin de bu yalana ortak olacağını
düşünüyor, kendimce oynuyorum. Hem kendi, hem de başkalarının
yaşamlarıyla...

Yoruldum artık. Yıkılıp tekrar ayağa kalkmaktan yoruldum. Kendi
hayalimin sonunu bulamıyorum. Belki de bir sonu yok. Yaşamı boyunca
da o sonu sanırım yakalayamayacağım... İçimdeki çocuk her geçen gün
biraz daha ölüyor..

Omuzlarıma çökmüş bir ağırlık var. Hani tam kendinizi iyi
hissettiğiniz anda gelip çöreklenen, gitmeyen, bitmeyen ve yitmeyen...

“Ve hiç gitmeyen, bitmeyen, yitmeyen sadık dostum hüzün...”

Sevdiklerim tek tek gittiler... Bir ihanet, bir bir isyan, bir
umutsuzluk. Hepsinin bir sebebi vardı ayrılıklarımın. Sebebi de olsa
vedalar hep hüzünlü... Bu bir oyun belki de ve o tiyatro sahnesinin
senaristi yönetmeni hep başkaları.. Ben ise sadece bir oyuncu olarak
kalıyorum.. Hayatıma birileri giriyor senaryolarını veriyorlar elime
ve ben yalnızca oynuyorum... Engel olamıyorum bir çoğuna, gelip kendi
oyunlarını oynatılyorlar bana... Bazen bir şeyler öğrenirim desem de
hep bildik senaryolar, hep bildik adımlar...

Vazgeçiyorum… Sıkıldım ben artık bu oyunlardan, bu sevgi nedir bilmez
insanlaradan!!....
alıntıdır

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »